26 Aralık 2013 Perşembe

Grazia (Güney Afrika) Röportajı [Ekim 2013]

Kokular genellikle bazı anıları hatırlatır. Kokularla ilgili bir anın var mı?

Rob: Brut de Farbegé kokusunu süren babamı hatırlıyorum ve hala o parfümü kullanıyor. Ve o koku, bana okulun ilk gününü hatırlatıyor. O kadar garip ki, içime kadar işlemiş; hala babamın o şekilde koktuğunu hayal edebiliyorum. 12 yaşımdayken kızlarla takılmaya başlamıştım ve o zamanlar, parfüm kullanmanın çok havalı bir şey olduğunu düşünüyordum. Portekiz'de tatildeyken, bara giren gençleri izlediğimi hatırlıyorum. Koku kullanırsam, herkesin beni bir yetişkin olarak varsayacağına inanıyordum. Ve yaptım da. Ayrıca o yaz, parfüm ve saç jölesi en iyi arkadaşlarımdı.

Manzaraları veya şehirleri belirli kokularla ilişkilendirir misin?

Rob: Babam Yorkshire'lı ve oranın kırlarında, kilometrelerce süpürge otu vardır. Onların kokusu inanılmaz.

En sevdiğin koku nedir?

Rob: İnsanların kokusunu seviyorum! Bu gerçekten garip ve kimyasaşl bir şey. Kokuların insanların kişiliklerini yansıtttığı sık sık söylenen bir şey. Bilinç altımızda bize güzel kokan insanlara yöneliriz. 

Artık 27 yaşında olduğuna göre; daha çok kendini iyi hissetmek için mi yoksa çekici kılmak için mi parfüm kullanıyorsun?

Rob: Bunları yapmak hala yetişkin işi gibi gözüküyor. Eğer kokular sıkarak dışarı çıkıyorsanız bunun bir nedeni vardır.

Sana göre nasıl bir kadın Dior Homme parfümü kullanır?

Rob: Özgür ruhlu bir kadın. Başına buyruk, "güzel" veya ondan beklendiği gibi kokmayı reddeden bir kadın. Ve kesinlikle kendi dişiliğinin farkında olan bir kadın.

Başarının kokusu tatlı mıdır?

Rob: Aktör olmak zaten garip bir şey ve insanın başarı hakkındaki fikirleri yıllar içinde tuhaf bir şekilde hep değişir. Ama başarının tatlı bir tarafı da vardır: En azından ben, birkaç yıl boyunca para için endişelenmek ve çalışmak zorunda kalmayacağım. Yaptığım filmlere aşırı saygı duyarım. Bu yüzden ne olursa ne olsun zamanımı, enerjimi ve etkimi hep kullanmaya çalışırım ve hiç kimsenin yapmadığı seçimler yapmayı denerim. Şu anda "deniyorum" diyorum ama komik aslında çünkü henüz gerçek anlamda başarılı olmuş gibi hissetmiyorum. Dior da kafama çok yatan bir şey var: bu neredeyse agresif bir özgürlük hissi ve hayatımın bu döneminde her an yapmaya çalıştığım şey.

Rahatlamak için, neler yaparsın? Şimdi favorilerini soracağım sana:

En sevdiğin dinlenme noktan? 

Rob: İngiltere kıyıları.

En sevdiğin edebi eser? 

Rob: Martin Amis'in "Anything" kitabı.

Sanatçılardan veya müzik gruplarından, en sevdiğin parça? 

Rob: Sanırım Van Morrison.

Günün en sevdiğin zamanı? 

Rob: Bir gün öncesindeki yaptığım şeye göre değişir.

Meşguliyet? 

Rob: Gerçekten hiç bir öeşguliyetim yok. Varsa da muhtemelen müzikle ilgili bir şey.

Etrafındaki havanlar? 

Rob: İki köpeğim.

Duymak istediğin bir kelime?

Rob: Evet!

Çeviri: GorkemD
RPLife

Trama 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder