Kaynak | RPLife
dior homme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dior homme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Temmuz 2015 Çarşamba
Yeni Dior Çekimlerinden Eski/Yeni Resimler
Etiketler:
2014,
dior,
dior homme,
fan resimleri,
los angeles,
resimler
18 Ocak 2015 Pazar
Daha Önce Yayınlanan Dior Kampanya Resminin Daha Kaliteli Versiyonu
22 Ekim 2014 Çarşamba
Daha Önce Yayınlanan Dior Kampanya Resminin HQ Versiyonu
20 Eylül 2014 Cumartesi
Dior Kampanyasından Yeni Resimler
12 Ağustos 2014 Salı
Daha Önce Yayınlanan Dior Resimlerinin HQ Versiyonları
15 Haziran 2014 Pazar
Dior Basın Konferansı (2013) Videosu Yayınlandı!
Bir yıl önce Dior, Robert'ın Dior Homme'un yeni yüzü olduğunu açıklamıştı. Yapılan basın konferansından hiçbir görüntü ya da resim yayınlanmamıştı. Sonunda o güne dair bir kare görebildik! :)
Etiketler:
basın konferansları,
dior,
dior homme,
konferans videoları,
videolar
16 Mayıs 2014 Cuma
Instyle İngiltere Röportajı (Ekim 2013)
Bir yıldız odaya girdiği zaman ortamda hemen bir değişim yaratır, mesela Kate Moss odaya girdiğinde hemen hissedersiniz, ortam tuhaf bir şekilde aydınlanır. Ve bunu Robert Pattinson, Beverly Hills Oteli'nin süitinde, sizden on adım uzaktayken bile hissedebiliyorsunuz. Her ne kadar bu otel ünlüler için günlük bir konaklama yeri olsa da -Rachel Zoe, başında büyük sarkık şapkası, Polo Lounge'da öğle yemeğini yiyor; January Jones da dün gece otelin lobisindeydi- Robert'ın varlığı elle tutulur bir hava yaratmış durumda. Dior şirketinin düzgün, temiz giyimli Parisli kadınları koridorlarda bir aşağı yukarı dolaşıyor, ellerindeki dosyaya bakarken gergin görünüyorlardı. "Robert hazır, değil mi?" diyerek bir güvenlik görevlisine fısıldadı, içinde son 10 yılın en çok tartışılan aktörlerinden birinin bulunduğu odaya doğru kafasını sallarken.(...)
Pattinson, işinin bu kısmını pek sevmiyor - röportajlar ve detaylı sorular - ama bugün burada zorla bulunmuyor, daha çok düğünde yaşlı bir akrabanın yanında oturmaya zorlanmış, esprilerime diplomatik bir şekilde gülüp duran ve Los Angeles hakkında yorumlarıma "gibi", "bir nevi", "aynen" yanıtlarını veren genç bir adam gibi. Robert oldukça sevimli, şaşırtıcı bir biçimde içten ve de kıkırdayıp duruyor. Diyet kolasından bir yudum alıp elektronik sigarasını içerken, bir yandan da Dr. Who'dan ("Bir bölümünü bile izlemişliğim yok. Bu oldukça kötü, değil mi?") ve Game of Thrones'tan ("Herkes müptelası olmuş. Bu çılgınca.") bahsediyor.
1 Mayıs 2014 Perşembe
Sunday Style (Avustralya) Röportajı [Eylül 2013]
Bir Erkeğin Evrimi
Robert Pattinson'ın kanı kaynayan bir gençten tam teşekküllü bir oyuncuya geçişi hala devam etmekte, diyor Michelle Manelis. Keşke bir de bu kadar panik olmayı bıraksa...
Robert Pattinson bana sarılmaya yelteniyor. Ama kımıldamıyorum bile; ben öyle sarılmayı seven biri değilimdir. Onun yerine sadece elimi uzatıyorum, ki bu da onu kahkahalara boğuyor. "Tamam, böyle mi yapacağız?" diyerek gülümsüyor eğlenmiş bir tavırla ve afallıyor.
Şakalaşmayı bırakıp Pattinson'ın otel odasındaki salona geçiyoruz, yeni yüzü olduğu Dior Homme'un bir şişesi, kahve masasının üzerinde duruyor. Ona, parfüm reklamlarının kariyer listesinde yer almayacağını söylediği konuşmalarımızı hatırlatıyorum. Kaşlarını çatıyor, "Haklısın ama o kadar pis kokmaya başlamıştım ki, artık parfüm kullanmam gerekiyordu."
Ürün satma çabasının oldukça sorgulanabilir olduğunu söylediğimde gülüyor ve başıyla onaylıyor. Pattinson'ın davranışları onun devasa şöhretini unutmamızı kolaylaştırıyor. O, hala 2008'de ilk Alacakaranlık tanıtımları için Los Angeles yolunda olan tanınmayan bir İngiliz aktör gibi davranıyor. O zamanlar Hollywood'daki kızların onu fark etmediğinden yakınmıştı. Ayrıca tanıtımını yaptığı vampir temalı filmine de şüpheyle yaklaşıyordu.
Robert Pattinson'ın kanı kaynayan bir gençten tam teşekküllü bir oyuncuya geçişi hala devam etmekte, diyor Michelle Manelis. Keşke bir de bu kadar panik olmayı bıraksa...
Robert Pattinson bana sarılmaya yelteniyor. Ama kımıldamıyorum bile; ben öyle sarılmayı seven biri değilimdir. Onun yerine sadece elimi uzatıyorum, ki bu da onu kahkahalara boğuyor. "Tamam, böyle mi yapacağız?" diyerek gülümsüyor eğlenmiş bir tavırla ve afallıyor.
Şakalaşmayı bırakıp Pattinson'ın otel odasındaki salona geçiyoruz, yeni yüzü olduğu Dior Homme'un bir şişesi, kahve masasının üzerinde duruyor. Ona, parfüm reklamlarının kariyer listesinde yer almayacağını söylediği konuşmalarımızı hatırlatıyorum. Kaşlarını çatıyor, "Haklısın ama o kadar pis kokmaya başlamıştım ki, artık parfüm kullanmam gerekiyordu."
Ürün satma çabasının oldukça sorgulanabilir olduğunu söylediğimde gülüyor ve başıyla onaylıyor. Pattinson'ın davranışları onun devasa şöhretini unutmamızı kolaylaştırıyor. O, hala 2008'de ilk Alacakaranlık tanıtımları için Los Angeles yolunda olan tanınmayan bir İngiliz aktör gibi davranıyor. O zamanlar Hollywood'daki kızların onu fark etmediğinden yakınmıştı. Ayrıca tanıtımını yaptığı vampir temalı filmine de şüpheyle yaklaşıyordu.
28 Nisan 2014 Pazartesi
Sport and Style Dergisi Röportajı (Ekim 2013)
Komediyle ne zaman ilgilenmeye başladın ve bu türün yarattığı potansiyeli ne zaman fark ettin?
Drama kulübünde başladım çünkü çok utangaç biriydim. Bu bir dışa vurumdu: ilk defa korkularımla yüzleştim ve yaşadığım adrenalin inanılmaz yoğundu. Bir de içimde bir şeyler "yaratma" hissi doğduğu an var tabii. 2008 yılında rol aldığım Little Ashes isimli garip bir filmde Salvador Dali'yi canlandırmıştım. Karaktere ve dolayısıyla performansıma inandırıcılık katmak istemiştim.
Ayrıca müzikle de uğraşıyorsun değil mi?
İlk başlarda evet, bir müzisyen olmak istiyordum. Alacakaranlık'ı çekene kadar da bu istek devam etti. O dönemlerde dahil olduğum bir grupla Londra'da turnedeydik, barlarda şarkı söylüyorduk. Folk-Pop müzik yapıyorduk ama ben Folk müzik yerine Soul - Otis Redding, Van Morrison - müzik yapmayı tercih ederdim.
Bir aktör olarak zarafet senin için ne anlama geliyor?
Cazibe, aura, tavır, davranış ve bakış arasında bir denge bence. Ama zarafet aynı zamanda dinleyebilmek ve konuşabilmek anlamına da geliyor.
Peki ya stil?
Kendini ifade etme biçimi ya da sadece kendini ifade etmek diyelim. Stil geneldekozmetik ürünlerin ya da iyi kıyafetlerin arkasına saklanmak olarak görülüyor. Tam tersine bence asıl stil, kişiliğini fark etmek ve kendine karşı dürüst olmaktır.
Drama kulübünde başladım çünkü çok utangaç biriydim. Bu bir dışa vurumdu: ilk defa korkularımla yüzleştim ve yaşadığım adrenalin inanılmaz yoğundu. Bir de içimde bir şeyler "yaratma" hissi doğduğu an var tabii. 2008 yılında rol aldığım Little Ashes isimli garip bir filmde Salvador Dali'yi canlandırmıştım. Karaktere ve dolayısıyla performansıma inandırıcılık katmak istemiştim.
Ayrıca müzikle de uğraşıyorsun değil mi?
İlk başlarda evet, bir müzisyen olmak istiyordum. Alacakaranlık'ı çekene kadar da bu istek devam etti. O dönemlerde dahil olduğum bir grupla Londra'da turnedeydik, barlarda şarkı söylüyorduk. Folk-Pop müzik yapıyorduk ama ben Folk müzik yerine Soul - Otis Redding, Van Morrison - müzik yapmayı tercih ederdim.
Bir aktör olarak zarafet senin için ne anlama geliyor?
Cazibe, aura, tavır, davranış ve bakış arasında bir denge bence. Ama zarafet aynı zamanda dinleyebilmek ve konuşabilmek anlamına da geliyor.
Peki ya stil?
Kendini ifade etme biçimi ya da sadece kendini ifade etmek diyelim. Stil geneldekozmetik ürünlerin ya da iyi kıyafetlerin arkasına saklanmak olarak görülüyor. Tam tersine bence asıl stil, kişiliğini fark etmek ve kendine karşı dürüst olmaktır.
25 Nisan 2014 Cuma
The Generic Röportajı (Kasım 2013)
Kim bu gözlerindeki Dior Homme kokulu genç adam?
Harika kokan biri! (gülüyor) Romain Gavras ve ben kafamızda sofistike, hatta biraz da vahşi birini canlandırdık. İstediği her şeyi yapan, korkusuz ve özgür bir ruh. Kendi yolunda, modadan etkilenmemiş bu genç adamın bitmeyen bir enerjisi var. Ve ben buna bayıldım.
Senin için 'erkek' nedir?
Eskiden tabir edilen erkeklik artık günümüzde geçerli bir kavram değil. Erkekler için garip bir dönem - ve muhtemelen kızlar için de! (gülüyor) Erkekliği her zaman sert ve dayanıklı olmak diye düşünmüşümdür ama artık durum çok daha farklı, gerçekten. Eğer sanatsal bir alanda çalışıyorsanız, bazen dengesiz olmak gerekir; sert ve vahşi, şefkatli ve kayıtsız olmak gibi.
Camille Rowe ile aranızdaki kimya önemliydi. Reklam filminden önce de tanışıyor muydunuz?
Tanışmıyorduk ama Our Day Will Come*'da küçük bir rol oynamıştı, yani Romain onun reklam filmine çok iyi uyacağını biliyordu. Haklıydı da. Reklam filminde onun varlığıyla yaptığım şeylerin yumuşadığı bile oldu çünkü Camille o kadar eğlenceli ve özgür ruhluydu ki. Onun sayesinde her şey akıp gitti.
Harika kokan biri! (gülüyor) Romain Gavras ve ben kafamızda sofistike, hatta biraz da vahşi birini canlandırdık. İstediği her şeyi yapan, korkusuz ve özgür bir ruh. Kendi yolunda, modadan etkilenmemiş bu genç adamın bitmeyen bir enerjisi var. Ve ben buna bayıldım.
Senin için 'erkek' nedir?
Eskiden tabir edilen erkeklik artık günümüzde geçerli bir kavram değil. Erkekler için garip bir dönem - ve muhtemelen kızlar için de! (gülüyor) Erkekliği her zaman sert ve dayanıklı olmak diye düşünmüşümdür ama artık durum çok daha farklı, gerçekten. Eğer sanatsal bir alanda çalışıyorsanız, bazen dengesiz olmak gerekir; sert ve vahşi, şefkatli ve kayıtsız olmak gibi.
Camille Rowe ile aranızdaki kimya önemliydi. Reklam filminden önce de tanışıyor muydunuz?
Tanışmıyorduk ama Our Day Will Come*'da küçük bir rol oynamıştı, yani Romain onun reklam filmine çok iyi uyacağını biliyordu. Haklıydı da. Reklam filminde onun varlığıyla yaptığım şeylerin yumuşadığı bile oldu çünkü Camille o kadar eğlenceli ve özgür ruhluydu ki. Onun sayesinde her şey akıp gitti.
Etiketler:
2013,
dergi röportajları,
dior,
dior homme,
röportajlar
22 Nisan 2014 Salı
Wienerin (Avusturya) Röportajı [Eylül 2013]
Sonunda Tam Bir Yetişkin
"Yıllardır, Alacakaranlık filmlerini yapıyordum. Şimdi, 2 yıllığına bir ara vereyim desem, yerimi dolduracak 50 tane aktör var."
"Lüks demek bir şeyler için endişelenmek zorunda olmamak demek."
"Geleneksel erkek figürü artık bir işe yaramıyor."
Robert Pattinson erkeklik, lüks ve kişisel tarzı hakkında konuşuyor.
Dior parfümünün yeni yüzü olarak kendini nasıl hissediyorsun?
Dior teklif sunduğunda, şok içindeydim. Dior - ismi bile bir efsane... Tam Alacakaranlık serisinin bitişiyle teklifte bulundu yani zamanlama iyiydi. İlgimi çekmeyi gerçekten başardılar.
Yani kolay bir lokmaydın?
Kolay lokma mı? Hayır! (gülüyor) Eskiden reklamlarda yer almak çok da ilgimi çekmezdi çünkü gerçek bir aktörün bunu yapacağını hayal edemezdim. Ama bu sırada, birkaç filmde yer aldım ve bir aktör olarak kendimi geliştirdim. Beyin fırtınası yapmak için Dior reklamının yönetmeniyle bir araya geldiğimizde, bu sanatsal fikir beni büyülemişti. Sonra birden düşündüm ki burada yaptığımız şey küçük bir film. O andan itibaren bu iş için can atmaya başladım. Bu yönden bakılınca, Dior kampanyası beni kamçılamıştı çünkü film geçmişime [bir rekalm filmi] eklemenin en heyecan verici şekliydi Dior.
Dior erkeği demek lüks ve doğal zarafet demek. Peki bu kavramlar kişisel olarak sana ne ifade ediyor?
Aklıma ilk olarak kolaylık geldi. Bence gerçek lüks, bir şeyler için endişelenmek zorunda olmamak demek. Dior reklamının çekimlerinde bunu gerçekten hissettim.
"Yıllardır, Alacakaranlık filmlerini yapıyordum. Şimdi, 2 yıllığına bir ara vereyim desem, yerimi dolduracak 50 tane aktör var."
"Lüks demek bir şeyler için endişelenmek zorunda olmamak demek."
"Geleneksel erkek figürü artık bir işe yaramıyor."
Robert Pattinson erkeklik, lüks ve kişisel tarzı hakkında konuşuyor.
Dior parfümünün yeni yüzü olarak kendini nasıl hissediyorsun?
Dior teklif sunduğunda, şok içindeydim. Dior - ismi bile bir efsane... Tam Alacakaranlık serisinin bitişiyle teklifte bulundu yani zamanlama iyiydi. İlgimi çekmeyi gerçekten başardılar.
Yani kolay bir lokmaydın?
Kolay lokma mı? Hayır! (gülüyor) Eskiden reklamlarda yer almak çok da ilgimi çekmezdi çünkü gerçek bir aktörün bunu yapacağını hayal edemezdim. Ama bu sırada, birkaç filmde yer aldım ve bir aktör olarak kendimi geliştirdim. Beyin fırtınası yapmak için Dior reklamının yönetmeniyle bir araya geldiğimizde, bu sanatsal fikir beni büyülemişti. Sonra birden düşündüm ki burada yaptığımız şey küçük bir film. O andan itibaren bu iş için can atmaya başladım. Bu yönden bakılınca, Dior kampanyası beni kamçılamıştı çünkü film geçmişime [bir rekalm filmi] eklemenin en heyecan verici şekliydi Dior.
Dior erkeği demek lüks ve doğal zarafet demek. Peki bu kavramlar kişisel olarak sana ne ifade ediyor?
Aklıma ilk olarak kolaylık geldi. Bence gerçek lüks, bir şeyler için endişelenmek zorunda olmamak demek. Dior reklamının çekimlerinde bunu gerçekten hissettim.
8 Nisan 2014 Salı
Robert, Kariyeri ve David Cronenberg Hakkında Konuşuyor (Nisan 2014)
Röportaj Dior Homme tanıtımları kapsamında yapılmış, Beauty The Guige dergisinin Nisan 2014 sayısında yer verilmiştir. David Cronenberg hakkında:
"Cosmopolis'te çok hoş bir deneyim yaşadım! David Cronenberg inanılmaz kibar, eğlenceli ve ilginç bir adam. 40 yıla yakındır yönetmenlik yapıyor ve yönettiği her bir film onun ne kadar orijinal biri olduğunu gösteriyor çünkü kendisi sınırları zorlamayı çok seviyor. Cosmopolis ve Maps to the Stars'ın senaryoları şimdiye kadar okuduğum en orijinal metinlerdi, işte bu yüzden onunla çalışabildiğim sürece çalışmayı düşünüyorum."
Kariyer hakkında:
"Aktör olmak zaten garip bir şey ve insanın başarı hakkındaki fikirleri yıllar içinde tuhaf bir şekilde hep değişir. Ama başarının tatlı bir tarafı da vardır: En azından ben, birkaç yıl boyunca para için endişelenmek ve çalışmak zorunda kalmayacağım. Yaptığım filmlere aşırı saygı duyarım. Bu yüzden ne olursa ne olsun zamanımı, enerjimi ve etkimi hep kullanmaya çalışırım ve hiç kimsenin yapmadığı seçimler yapmayı denerim. Şu anda "deniyorum" diyorum ama komik aslında çünkü henüz gerçek anlamda başarılı olmuş gibi hissetmiyorum. Dior da kafama çok yatan bir şey var: bu neredeyse agresif bir özgürlük hissi ve hayatımın bu döneminde her an yapmaya çalıştığım şey. " (Bu kısım daha önce bizzat çevirip eklediğimiz Grazia Röportajı'da da yer alıyordu)
Blogumuz adına çeviriyi yapan: elwiens | GorkemD
Kaynak linki belirtilmediği sürece blogumuzdan çeviri alınması kesinlikle yasaktır.
MTTS-Film
29 Mart 2014 Cumartesi
Dior Kampanya Fotoğrafçısı Nan Goldin, Robert Hakkında Konuştu
"Kate Moss gibi kadınları çıplak bir şekilde at üzerinde fotoğraflamayı seviyorum ya da kamuflajla gizlenmiş Tilda Swinton'ı. Genelde 'dokunuş' modundayım. Ayrıca Robert Pattinson'ı sert ışıklar altında Dior için fotoğraflamaktan da çok keyif aldım. O [Robert], tıpkı New York, Brooklyn Müzesi'nde yer alan Paul Cadmus portesine benziyor... Aynı kahverengi saçlar, aynı mavi gözler... Onunla ilgili hiçbir şey tam olarak 'güzel' kelimesiyle bütünleşmiyor."
L'Express | Pattinson_AW
Etiketler:
dior,
dior homme,
nan goldin,
robert hakkında konuşulanlar
18 Mart 2014 Salı
Dior Kamera Arkasından Yeni Bir Resim
Etiketler:
2013,
dior,
dior homme,
kamera arkası resimler,
resimler
Eski Dior Kampanya Resminin HQ Versiyonu
10 Mart 2014 Pazartesi
Marie Claire Rusya Röportajı (Eylül 2013)
Los Angeles'ta? Robert Pattinson ile 30 dakika? Evet, lütfen! Tüm editör grubu, ona ne soracağım, imzasını nasıl alacağım hakkında tavsiyeler verirken ya da bunun yerine sonradan övünmek için onunla bir fotoğraf çektirmem gerektiğini söylerken, kafamı zar zor topladım. Ama işler onların dediği gibi olmadı. Röportaja hazırlanmak için genç yıldızın tüm filmlerini yeniden izledim, bu yalnızca 'Robert Pattinson'ın İngiliz olması' olayı değil (İngilizliği konuşmanın ilk anından kendini gösteriyor zaten). O, aynı zamanda mükemmel bir biyografiye sahip olmak için de çaba harcıyor.
Tüm ihtiyacım olan bu - yakışıklı bir entellektüelle konuşmak. "Üzgünüm, biraz geciktim. Ağzıma bir iki lokma yemek koymam gerekiyordu. Otellerde her zaman Sezar salatası ve kulüp sandviçi ısmarlarım. Tam bir otel yiyeceği..." Yatıştırıcı gülümsemesinin ardına bu sözleri ekliyor diğer yandan elimi sıkıp sıkmama konusunda tereddüt ederek.
Bir önceki gün yapılan basın konferansında, Dior'un yeni yüzü; siyah bisiklet yaka bir tişörtle birlikte şık bir takım elbise giyiyordu ve kesinlikle çok saygın görünüyordu. Ama bu saygınlığı onu reklam filminin karasakallı yönetmeni Romain Gavras'la alay etmekten alıkoymuyor. Bugün ise üzerinde kot pantolon, beyaz bir tişört ve kazak var. Ve bir beyzbol şapkası... "Evet, şu an gördüğün benim tarzım. Rahat ve özgür hissediyorum, özgürlüğe son derece önem veririm," diye cevaplıyor, giyimi hakkında tercihlerini sorduğum zaman. "Şu aralar yapacak çok işim var - yeni bir ev arayışındayım ve bu benim gerçek bir tutkum haline geldi. İnternette farklı yerlere bakıyorum ve hepsini gidip görüyorum. O yüzden hep böyle alışılagelmiş ve güvenli kıyafetler seçiyorum. Sabahları seviyorum ama her zaman değil... Bir yere gitmek için acelem yoksa, güneş dışarıda parlıyorsa ve uzanıp gün için planlar yapabiliyorsam, bu iyi. Her şeyin daha yeni başladığını kavramak falan... Ayrıca, sabahları asla spor yapmam! Sabah sporu beni sıkıyor. Ama akşamları boks yapıyorum veya öğlenleri, ki bu farklı bir olay. O zaman biraz boks yapıyorum ve eğer yeterli vaktim olursa sürdürüyorum."
Tüm ihtiyacım olan bu - yakışıklı bir entellektüelle konuşmak. "Üzgünüm, biraz geciktim. Ağzıma bir iki lokma yemek koymam gerekiyordu. Otellerde her zaman Sezar salatası ve kulüp sandviçi ısmarlarım. Tam bir otel yiyeceği..." Yatıştırıcı gülümsemesinin ardına bu sözleri ekliyor diğer yandan elimi sıkıp sıkmama konusunda tereddüt ederek.
Bir önceki gün yapılan basın konferansında, Dior'un yeni yüzü; siyah bisiklet yaka bir tişörtle birlikte şık bir takım elbise giyiyordu ve kesinlikle çok saygın görünüyordu. Ama bu saygınlığı onu reklam filminin karasakallı yönetmeni Romain Gavras'la alay etmekten alıkoymuyor. Bugün ise üzerinde kot pantolon, beyaz bir tişört ve kazak var. Ve bir beyzbol şapkası... "Evet, şu an gördüğün benim tarzım. Rahat ve özgür hissediyorum, özgürlüğe son derece önem veririm," diye cevaplıyor, giyimi hakkında tercihlerini sorduğum zaman. "Şu aralar yapacak çok işim var - yeni bir ev arayışındayım ve bu benim gerçek bir tutkum haline geldi. İnternette farklı yerlere bakıyorum ve hepsini gidip görüyorum. O yüzden hep böyle alışılagelmiş ve güvenli kıyafetler seçiyorum. Sabahları seviyorum ama her zaman değil... Bir yere gitmek için acelem yoksa, güneş dışarıda parlıyorsa ve uzanıp gün için planlar yapabiliyorsam, bu iyi. Her şeyin daha yeni başladığını kavramak falan... Ayrıca, sabahları asla spor yapmam! Sabah sporu beni sıkıyor. Ama akşamları boks yapıyorum veya öğlenleri, ki bu farklı bir olay. O zaman biraz boks yapıyorum ve eğer yeterli vaktim olursa sürdürüyorum."
16 Şubat 2014 Pazar
Marie Claire İtalya Röportajı (Eylül 2013)
İlk karşılaşmamız tamamen tesadüfiydi; "Daha önce herhangi bir yerde tanışmamış mıydık?" Los Angeles'ta geçen dört günün cabası da bu oluyor. Sanki Beverly Hills otelinde kalmak, yıldızlarla (uzakta oturmalarına rağmen) aynı restoranlarda yemek yemek, tüm bunlarla kız arkadaşlarımı hasetten çatlatmak yetmezmiş gibi! Dior Homme parfümünün yeni yüzü Robert Pattinson "Sanırım seni daha önce de gördüm?" dedikten sonra onların küfürleri kimin umurunda ki? Esasen onunla 5 yıl önce, Roma Film Festivali kapsamında Alacakaranlık galasında tanışmıştım. O günlerde, serinin kitapları kapış kapış satılsa da fenomen seri hakkındaki yorumlar çoğu kesim tarafından oldukça kötüydü. Pattinson belki de ne kadar ünlü olduğunun farkında değildi ve birden bire hormonları azmış genç kızlar ve bir gazeteci ordusuyla karşı karşıya kaldı. Ben de oradaydım ve beni gerçekten de hatırlıyorsa onu kesinlikle Mensa IQ Testi'ne sokmalıyım! Ama kendisi bu durumu "ilk karşılaşmaları asla unutamamakla" açıklıyor. Bu kadar basit yani.
O zamanlar oldukça sıradan giyiniyordu, şimdilerde daha dikkatli mi davranıyor? Bütün parlak dişlerini göstererek gülümsüyor ve öylesine üzerini işaret ediyor; tersine takılmış beyzbol şapkası, kısa kollu düğmeleri açık siyah gömleği, altından görünen gri tişörtü ve siyah kot pantolonu. "Değişeceğini sanmıyorum" diyor gülümseyerek. "Giyeceğim kıyafete gereğinden fazla zaman harcamak istemiyorum. Ruh halime bağlı olarak gerektiğinde alışveriş yapıyorum. Aynı kıyafeti günlerce giyebilirim, sonuçta hep aynı kaptan yemek yemek gibi birşey değil. Üzerine küçük birkaç düğme diksen bebek tulumu bile iş görür." Aslına bakarsanız önceki gece Dior reklamının Soho House'taki gösteriminde koyu bir takım içinde oldukça rahat (ve yakışıklı) görünüyordu. En azından parfümü kullanıyor musun? diye dayatıyorum. "Son bi kaç gündür evet!" diyor gülerek. Basın danışmanı bir bakış atıyor ve hemen toparlıyor kendisini, "Şaka bir yana, parfüm kullanmak benim için yeni bir şey. İlk kez kullanmaya kızlarla haşır neşir olmaya başladığım yaşlarda, ucuz parfümleri üzerime boca ederek başlamıştım ve onların tepkisi de 'Bu pis koku da ne?' olmuştu. Ama şimdi nasıl kullanılması gerektiğini öğreniyorum."
15 Şubat 2014 Cumartesi
Daha Önce Yayınlanan Dior Kampanya Resimlerinin Orijinal Versiyonları
Daha önce Elle Fransa dergisinde yayınlanan ve taramalarını eklediğimiz resimlerin orijinal versiyonları:
13 Şubat 2014 Perşembe
Daha Önce Yayınlanan Dior Kampanya Resimlerinin Kaliteli Versiyonları
25 Ocak 2014 Cumartesi
Wall Street Journal Röportajı (Ocak 2014)
Geçen Eylül ayında yayınlandığı günden bu yana Robert Pattinson'ın rol aldığı ve Romain Gavras tarafından çekilen Dior Homme reklam filmi YouTube üzerinden 15 milyon fazla kez izlendi. 27 yaşındaki Alacakaranlık yıldızı siyah-beyaz olarak çekilen kısa filmle önümüzdeki Şubat ayında Kış Olimpiyatları esnasında ilk defa Amerikan televizyonlarında boy gösterecek ve bu rakamlar daha da artacak. Pattinson'ın delici bakışları bu defa Dior Homme'un Şubat ayında ABD'de raflardaki yerini alacak olan erkek kokusunu tanıtacak.
"İddialı işleri denemeyi seviyorum," diyor, Paris tabanlı marka ile 'sert ve dokunaklı' Gavras'ı bir araya getiren Pattinson. (Yönetmenin 2010 yılında çektiği M.I.A'nın "Born Free" klibi fazla açık bulunduğu için YouTube'da yayından kaldırılmıştı.) "Bu kampanyanın beni heyecanlandırmasının en büyük sebebi Dior'un çekingen olmayan tavrıydı." Pattinson'ın kontratı ona bazı sorumluluklar da getirmiş. "Benim bakım anlayışım dişlerini fırçalayıp duş almaktan ibaretti şimdi ise, Dior'la işbirliği yaptığım için mi yoksa yaşlandığım için mi bilmiyorum ama nemlendirici kullanmaya başladım." diyor. Cildi için kullandığı ürün ise Dior'un iyileştirici ve onarıcı bakım kremi. Alaycı bir şekilde şunları ekliyor: "Tabii benim hayatım baz alındığında bu köklü bir değişimdi." Tanıttığı marka söz konusu olduğunda Pattinson, en çok duş jelini kullanmayı sevdiğini belirtiyor. Diğer vazgeçilmezleri ise Nudie jeanler ve kendi deyimiyle Hanes marka eski tişörtler. "Ter izli tişörtleri 80$'a satan mağazalar var. Garip bi heves!"
Etiketler:
dergi röportajları,
dergi taramaları,
dior,
dior homme,
robert pattinson,
röportajlar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















.jpg)
