Daha önceleri pek çok araba filmi görmüştük ama nerdeyse tamamı arabanın içinde geçen bir film hiç görmemiştik. Ta ki şimdiye kadar.
Cosmopolis'e bir bakış attığımızda David Cronenberg'in bakış açısından finans dünyasının sıradışı tarafını görüyoruz. Uzun beyaz bir limuzinin arka koltuğundan kalabalık New York sokaklarına karışıyoruz.
Robert Pattinson neredeyse filmdeki her sahneyi arabanın arka koltuğunda geçiriyor ve o kadarcık alanda ne kadar çok şey olduğuna şaşırdığını söylüyor.
"Senaryoyu okuduğumda filmin %70'inin limuzinin içinde geçtiğini anladım. Fakat çekimlere geçtiğimizde Cronenberg limuzin sahnelerine eklemeler yaptı. Bir süre sonra Das Boat'taymışım (Alman denizaltı filmi) gibi hissetmeye başladım. Sanki garip bir denizaltının içine hapsolmuşuz gibiydi."
Bu arada limuzinin arka kısmı bazı çılgın şeyleri görmenize de sağlıyor, mesela sokak ayaklanmaları ya da Eric Packer'ın Juliette Binoche tarafından canlandırılan kadın karekteri baştan çıkarışına tanık oluşumuz gibi. Doğal olarak sevişme sahneleri de arabanın arka koltuğunda geçiyor ve bu anlar Pattinson'a oldukça komik geliyor.
"Arabada o sahneyi çekebilmemiz için yeterli yer bile yoktu. Juliette kafasını sürekli tavana vurup duruyordu. Sahnenin erotik olması gerekirken komik bir hal almıştı."
