Kaynak | Kaynak | RPLife
berlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
berlin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Mart 2015 Cumartesi
Berlin Havaalanından Yeni Bir Fan Resmi
10 Şubat 2015 Salı
Berlin Havaalanından Yeni Bir Fan Resmi
12 Mayıs 2013 Pazar
Cosmopolis Berlin Prömiyerinden Eski/Yeni Bir Fan Resmi
Etiketler:
2012,
berlin,
cosmopolis,
fan resimleri,
galalar,
resimler
5 Mayıs 2013 Pazar
17 Şubat 2013 Pazar
Berlin'den Yeni Robert & Kristen Resmi (2012)
'Şafak Vakti - Bölüm 2' Berlin tanıtımları sırasında gittikleri bowling salonundan.
kenorourke1 #kristenstewart ve #robertpattinson'la bowling oynuyoruz, takımım kazandı!
kenorourke1 Kazanan takım (tekrar bowlingten) #taylorlautner ve #emmakotch
Etiketler:
2012,
berlin,
fan resimleri,
kristen stewart,
resimler,
taylor lautner
22 Kasım 2012 Perşembe
18 Kasım 2012 Pazar
Robert, Kristen ve Taylor Berlin Gittikleri Bowling Salonundan Ayrılırken
Etiketler:
2012,
berlin,
kristen stewart,
paparazzi resimleri,
resimler,
taylor lautner
23 Temmuz 2012 Pazartesi
'Cosmopolis' Avrupa Turundan Yeni Fan Resimleri
Etiketler:
2012,
berlin,
cosmopolis,
fan resimleri,
Londra,
paris,
resimler,
toronto
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Berlin'den 'Spiesser.de' Röportajı
1. Bir milyarder olsaydın ne yapardın?
2. Bir süper kahramanı mı yoksa insanı mı oynamayı tercih edersin?
3. Edward Cullen'ın bütün oyunculuk kariyerini etkilemesi hakkında ne düşünüyorsun?
4. Ünlü olmanın en çok nesinden nefret ediyorsun?
5. Kırmızı halıda etrafındaki insanların tezahüratlarına maruz kalmak nasıl bir his?
6. Çalıştığın aktörler arasında seni en çok hangisi etkiledi?
7. Sana en çok ilham veren film hangisi? Klasik filmler mi yoksa gişe filmleri mi?
8. Nasıl oluyorda bu kadar sakin, sevimli, tarz ve aynı zamanda da dağınık görünebiliyorsun?
9. Robert Pattinson muhabire soruyor, "Cosmopolis'in film versiyonunu nasıl buldun?"
2. Bir süper kahramanı mı yoksa insanı mı oynamayı tercih edersin?
3. Edward Cullen'ın bütün oyunculuk kariyerini etkilemesi hakkında ne düşünüyorsun?
4. Ünlü olmanın en çok nesinden nefret ediyorsun?
5. Kırmızı halıda etrafındaki insanların tezahüratlarına maruz kalmak nasıl bir his?
6. Çalıştığın aktörler arasında seni en çok hangisi etkiledi?
7. Sana en çok ilham veren film hangisi? Klasik filmler mi yoksa gişe filmleri mi?
8. Nasıl oluyorda bu kadar sakin, sevimli, tarz ve aynı zamanda da dağınık görünebiliyorsun?
9. Robert Pattinson muhabire soruyor, "Cosmopolis'in film versiyonunu nasıl buldun?"
6 Temmuz 2012 Cuma
Sat.1 (Berlin) Röportajı
- Filmini izledim.
Rob: Beğendin mi?
Rob: Beğendin mi?
- Gerçekten çılgıncaydı.
Rob: Bu oldukça garip.
- Kesinlikle ergen filmi değildi.
Rob: Evet değil. Gerçekten aklı başında ergen olmadığın sürece veya büyük limuzinlerle ilgilenmediğin sürece.
- Filmde birçok çıplak sahneler vardı. Birçok farklı kadınlarla birlikte seks sahneleri. Bu nasıldı?
Rob: Bu garip. Seks sahneleri yarısı seks sahneleri olarak planlandırılmış değildi.
- Kız arkadaşın Kristen filmi izledi mi?
Rob: Evet evet.
- Tüm bu farklı kadınlarla birlikteki sahneler için onu nasıl hazırladın?
Rob: Tek sorun, filmi beğenip beğenmemesindeydi. Ve sonra soru şuydu: 'Bunu neden yapıyorsun? Neden böyle kötü bir filmde bu kadar çok seks sahneleri oynuyorsun? İlginç ve inandırıcıysa, tamam sorun yok'
- Ne zaman bir ilişkiyi resmi yapmaya karar verdiniz?
Rob: Dürüst olmak gerekirse ilişkilerim hakkında konuşmuyorum. Çünkü bunu asla yapmayacağım. Röportaj yapmaya başladığımdan beri. Hayır... basitçe hayır.
ÇEVİRİ: RobertPattinsonTurkeyy
Berlin'den Prosieben Röportajı
2 Temmuz 2012 Pazartesi
Robert Cosmopolis Berlin Turunda Verdiği Röportajda Filmden ve Karakterinden Bahsediyor
Bugün 31 Mayıs Perşembe ve sabah 'Cosmopolis'in medya gösterimini
izledikten sonra akşam bir röportaj için Robert Pattinson ile
buluşacağım.
Bizi lüks Berlin Otel'in zemin katındaki karanlık ama konforlu bir odaya koydular. Robert günlük siyah tişört ve kot pantolonunu giymiş, pencerenin karşısına oturmuş kolasını yudumluyor. Ya da diyet kola. Sormadım. Ayrıca o tüm bu zaman boyunca sigarayı bırakmaya çalıştığı için kürdan çiğneyip duruyordu. Onun kibar, rahat ve cana yakın olduğunu söyleyeyim. Ayrıca çok fazla gülüyor ve filmi tanıttığı için mutlu görünüyordu.
Selam Rob, seninle tanışmak güzel. Nasılsın?
İyi, iyi. Teşekkürler.
Berlin'i nasıl buldun?
(gülüyor) Bayıldım, ama bu çok sinir bozucu. Her zaman tanıtım turunun ya başında ya da sonunda Berlin oluyor. Her zaman tek bir gün için buradaymışım gibi hissediyorum, hiçbir zaman gerçekten görme imkanım olmuyor.
Ve şimdi de seni röportaj için karanlık bir odaya koydular, değil mi?
Ve pencerenin dışında ayakta duran insanlar var (gülüyor)... bu biraz garip.
Hadi Cosmopolis hakkında konuşalım. Limuzin sahnelerinde kamera her zaman sana odaklı duruyor. Bu senin için zor muydu?
Bu garip, çünkü limuzinin parçalarını çıkarabilirsiniz ama hala normal boyutunu korur. Ve kamera bir vinçe tutturulmuş halde kelimenin tam anlamıyla yüzüme çok yakındı. Sadece bir robot gibi kumandayla kontrol ediliyordu. Ve arabada hiç kimse yoktu ki bu gerçekten tuhaftı. Kamerayla tamamen yeni bir ilişkiniz oluyordu. Aynı zamanda daha çok veya daha az onun farkındaymışsınız gibi. Ve tuhaftı çünkü kameranın arkasında aslında kimse yoktu. Tamamen farklı bir çekim tarzıydı.
Ve 'Twilight'tan sonra böylesine kasvetli bir karakteri canlandırmak senin için nasıldı?
Çekimde ilk olarak, hiçbir ifade olmamasını istedim, takım elbise, saç, her şey. Bu şunun gibiydi: 'Kıyafetlerin hiçbir şey söylemiyor.' 'Araban hiçbir şey söylemiyor.' Hiçbir şey hiçbir şey söylemiyor. Ve SEN hiçbir şey söylemiyorsun. Bu yaptığım en korkutucu şeydi. İlk sahnede Jay Baruchel'in etrafında dönüp duruyordum ve yüzünüzün hiçbir şey yapmadığını fark ediyorsunuz, gözleriniz yok (koyu güneş gözlükleri yüzünden) Bu sinir bozucu.
Ve oynadığın karakter hakkında ne düşünüyorsun?
Onu gerçekten beğeniyorum. Birçok insan onu umursamaz biri olarak görüyor, ki bu biraz da benim suçum olabilir. Demek istediğim, bunu ben yaptım, onu insanlaştırmak istedim. Ve bazı insanlar gerçekten bunu gördü. Diğer insanlar ise onu hiçbir şeyi umursamayan bir adam olarak gördü, ama bence o çok fazla şeyi umursuyor. Sadece ego manyağı biri. Kendini dünya üzerindeki tek insan olarak görüyor, Tanrı'yı oynamak istiyor. Ama açgözlü bir şekilde değil, o sadece kendini öyle görüyor. Bu sadece doğduğundan beri böyle.
Peki Eric Parker sence neye önem veriyor?
Hımm, o dünyaya bakıp orayı nasıl daha iyi bir yapacağını düşünen insanlardan. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyor ama sadece kendi fikri dünyayı daha iyi yapabilir. Başka biri için daha iyi yapmaya çalışmıyor. Başkalarının var olduğunu düşünmüyor bile. Bu onun önem verdiği şey.
Bizi lüks Berlin Otel'in zemin katındaki karanlık ama konforlu bir odaya koydular. Robert günlük siyah tişört ve kot pantolonunu giymiş, pencerenin karşısına oturmuş kolasını yudumluyor. Ya da diyet kola. Sormadım. Ayrıca o tüm bu zaman boyunca sigarayı bırakmaya çalıştığı için kürdan çiğneyip duruyordu. Onun kibar, rahat ve cana yakın olduğunu söyleyeyim. Ayrıca çok fazla gülüyor ve filmi tanıttığı için mutlu görünüyordu.
Selam Rob, seninle tanışmak güzel. Nasılsın?
İyi, iyi. Teşekkürler.
Berlin'i nasıl buldun?
(gülüyor) Bayıldım, ama bu çok sinir bozucu. Her zaman tanıtım turunun ya başında ya da sonunda Berlin oluyor. Her zaman tek bir gün için buradaymışım gibi hissediyorum, hiçbir zaman gerçekten görme imkanım olmuyor.
Ve şimdi de seni röportaj için karanlık bir odaya koydular, değil mi?
Ve pencerenin dışında ayakta duran insanlar var (gülüyor)... bu biraz garip.
Hadi Cosmopolis hakkında konuşalım. Limuzin sahnelerinde kamera her zaman sana odaklı duruyor. Bu senin için zor muydu?
Bu garip, çünkü limuzinin parçalarını çıkarabilirsiniz ama hala normal boyutunu korur. Ve kamera bir vinçe tutturulmuş halde kelimenin tam anlamıyla yüzüme çok yakındı. Sadece bir robot gibi kumandayla kontrol ediliyordu. Ve arabada hiç kimse yoktu ki bu gerçekten tuhaftı. Kamerayla tamamen yeni bir ilişkiniz oluyordu. Aynı zamanda daha çok veya daha az onun farkındaymışsınız gibi. Ve tuhaftı çünkü kameranın arkasında aslında kimse yoktu. Tamamen farklı bir çekim tarzıydı.
Ve 'Twilight'tan sonra böylesine kasvetli bir karakteri canlandırmak senin için nasıldı?
Çekimde ilk olarak, hiçbir ifade olmamasını istedim, takım elbise, saç, her şey. Bu şunun gibiydi: 'Kıyafetlerin hiçbir şey söylemiyor.' 'Araban hiçbir şey söylemiyor.' Hiçbir şey hiçbir şey söylemiyor. Ve SEN hiçbir şey söylemiyorsun. Bu yaptığım en korkutucu şeydi. İlk sahnede Jay Baruchel'in etrafında dönüp duruyordum ve yüzünüzün hiçbir şey yapmadığını fark ediyorsunuz, gözleriniz yok (koyu güneş gözlükleri yüzünden) Bu sinir bozucu.
Ve oynadığın karakter hakkında ne düşünüyorsun?
Onu gerçekten beğeniyorum. Birçok insan onu umursamaz biri olarak görüyor, ki bu biraz da benim suçum olabilir. Demek istediğim, bunu ben yaptım, onu insanlaştırmak istedim. Ve bazı insanlar gerçekten bunu gördü. Diğer insanlar ise onu hiçbir şeyi umursamayan bir adam olarak gördü, ama bence o çok fazla şeyi umursuyor. Sadece ego manyağı biri. Kendini dünya üzerindeki tek insan olarak görüyor, Tanrı'yı oynamak istiyor. Ama açgözlü bir şekilde değil, o sadece kendini öyle görüyor. Bu sadece doğduğundan beri böyle.
Peki Eric Parker sence neye önem veriyor?
Hımm, o dünyaya bakıp orayı nasıl daha iyi bir yapacağını düşünen insanlardan. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyor ama sadece kendi fikri dünyayı daha iyi yapabilir. Başka biri için daha iyi yapmaya çalışmıyor. Başkalarının var olduğunu düşünmüyor bile. Bu onun önem verdiği şey.
1 Temmuz 2012 Pazar
Berlin Basın Toplantılarından Yeni Bir Röportaj
Eric Packer karakterini bir seri katil olan Jeffrey Dahmer'dan esinlenerk canlandırdığından bahsediyor.
Sadece ses kaydı.
2 Haziran 2012 Cumartesi
Cosmopolis Berlin Prömiyerinden Yeni Bir Video Röportajı
Etiketler:
2012,
almanya,
berlin,
cosmopolis,
galalar,
video röportajları,
videolar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)

