twilight etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
twilight etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Eylül 2014 Cumartesi
Flashback: 'Alacakaranlık' New York Apple Mağazası Soru-Cevap Etkinliği (Kasım 2008)
Etiketler:
*flashback,
alacakaranlık,
etkinlikler,
etkinliklerden resimler,
resimler,
twilight
7 Eylül 2014 Pazar
Esquire İngiltere Röportajı (Eylül 2014)
O, Alacakaranlık fenomeninden, dedikodu dergilerinden sınavını verip günümüzün en gelecek vaadeden aktörlerinden biri olmayı başaran 28 yaşındaki İngiliz oyuncu. Birkaç ay içinde, onu David Cronenberg'in, Werner Herzog'un ve Anton Corbijn'in filmlerinde en iyi performansıyla göreceğiz. The Rover ise bu yazın mutlaka görülmesi gereken filmlerinden biri. Biz de bunu kutlamak adına kendisini bira ve barbekü için davet ettik.
Robert Pattinson fazla gergin biri değil. Her zaman çok sakin görünüyor, çığlık atan onlarca kızın karşısında bile. Fakat bazen kaygılandığı zamanlar oluyor, kalp atışları hızlanıp davranışları değişiyor. Öyle olduğu zaman söyleneleri inkar ediyor ve bir şeyler uydurmaya başlıyor. En azından son filmi The Rover'ı tanıtmak için geçenlerde katıldığı Jimmy Kimmel programında öyle demişti.
Bilinen şu ki program boyunca röportaj için gergindi, belki de en başından beri yalan atıyordu, ki bu yalan atmadığı anlamına gelir, ki yalan atmaması da yalan attığı anlamına gelir ve bu bir paradoks gibi devam eder durur. Ama sonradan işin doğrusunu açıkladı. Koltuğunda rahatsız rahatsız kıvranırken, durduk yere Kimmel'a tükürüğünün inanılmaz derecede ağır olduğunu ve bu yüzden bir adım ötesine bile tüküremediğini söylemişti. Ayrıca kendisine erotik bir şekilde tükürülmesinden de hoşlandığını söylemişti. İzleyiciler buna bayıldı, komik sayılırdı. Ama aynı zamanda garipti de.
"Tamam, açıklayayım," diyor Robert. "Bu tarz programlarda bir gün önceden yapımcıyla falan bir ön röportaj yapmanız gerekir. Ve siz programa çıkmadan iki saniye önce, size o ön röportajı hatırlatırlar ve gidip o şeyleri tekrar tekrar programda söylersiniz. İşte ben de o gün Jimmy'nin programındaydım ve ön röportajda anlattığım hikaye o an bana komik gelmedi. Aslında en başta da komik değildi ama ben o sırada o komik olmayan hikayeyi anlatacaktım, Jimmy de sahte bir şekilde gülecekti... Buna katlanamadım. O yüzden panikledim. Her yanımdan ter akıyordu. Saçmalamaya başladığımı hissettim. Kendi kendime 'Aman Tanrım, saçmalamaya başladım' dedim. O yüzden ben de bu ağır tükürük hikayesini uydurdum, Jimmy'nin yüzü ise 'Sen ne halttan bahsediyorsun?' der gibiydi."
Robert Pattinson fazla gergin biri değil. Her zaman çok sakin görünüyor, çığlık atan onlarca kızın karşısında bile. Fakat bazen kaygılandığı zamanlar oluyor, kalp atışları hızlanıp davranışları değişiyor. Öyle olduğu zaman söyleneleri inkar ediyor ve bir şeyler uydurmaya başlıyor. En azından son filmi The Rover'ı tanıtmak için geçenlerde katıldığı Jimmy Kimmel programında öyle demişti.
Bilinen şu ki program boyunca röportaj için gergindi, belki de en başından beri yalan atıyordu, ki bu yalan atmadığı anlamına gelir, ki yalan atmaması da yalan attığı anlamına gelir ve bu bir paradoks gibi devam eder durur. Ama sonradan işin doğrusunu açıkladı. Koltuğunda rahatsız rahatsız kıvranırken, durduk yere Kimmel'a tükürüğünün inanılmaz derecede ağır olduğunu ve bu yüzden bir adım ötesine bile tüküremediğini söylemişti. Ayrıca kendisine erotik bir şekilde tükürülmesinden de hoşlandığını söylemişti. İzleyiciler buna bayıldı, komik sayılırdı. Ama aynı zamanda garipti de.
"Tamam, açıklayayım," diyor Robert. "Bu tarz programlarda bir gün önceden yapımcıyla falan bir ön röportaj yapmanız gerekir. Ve siz programa çıkmadan iki saniye önce, size o ön röportajı hatırlatırlar ve gidip o şeyleri tekrar tekrar programda söylersiniz. İşte ben de o gün Jimmy'nin programındaydım ve ön röportajda anlattığım hikaye o an bana komik gelmedi. Aslında en başta da komik değildi ama ben o sırada o komik olmayan hikayeyi anlatacaktım, Jimmy de sahte bir şekilde gülecekti... Buna katlanamadım. O yüzden panikledim. Her yanımdan ter akıyordu. Saçmalamaya başladığımı hissettim. Kendi kendime 'Aman Tanrım, saçmalamaya başladım' dedim. O yüzden ben de bu ağır tükürük hikayesini uydurdum, Jimmy'nin yüzü ise 'Sen ne halttan bahsediyorsun?' der gibiydi."
19 Temmuz 2014 Cumartesi
Detroit News Röportajı (Haziran 2014)
Adı Rey, göz teması kurmuyor, konuşmuyor ya da herkesin gönlünü çelen bir gençlik idolü gibi görünmüyor.
Dişleri çarpık ve çürük. Saçları kötü bir şekilde tas traşı kesilmiş. Baştan ayağa kir içerisinde ve konuşmaya başladığında cümleleri yutuyor, yersiz bir şekilde kelimeleri tekrarlıyor.
Müthiş saç stiline ve parıldayan bir tene sahip Alacakaranlık'ın kahramanı, dünyanın en yakışıklı vampiri Edward Cullen'la benzerlikler taşıyor elbette. Çünkü apokaliptik bir gelecekteki insan avının ortasına düşen yürüyen felaket Rey, her zaman göz kamaştıran aktör Robert Pattinson tarafından canlandırılıyor.
"Genelde bu tarz roller için seçilmem," diyor Pattinson Los Angeles'dan katıldığı telefon görüşmesinde. "Böyle garip roller için uygun olan 4-5 oyuncu vardır. Daha önce hiç onlardan biri olarak algılanmadım - bu saatten sonra belki bu değişir."
Dişleri çarpık ve çürük. Saçları kötü bir şekilde tas traşı kesilmiş. Baştan ayağa kir içerisinde ve konuşmaya başladığında cümleleri yutuyor, yersiz bir şekilde kelimeleri tekrarlıyor.
Müthiş saç stiline ve parıldayan bir tene sahip Alacakaranlık'ın kahramanı, dünyanın en yakışıklı vampiri Edward Cullen'la benzerlikler taşıyor elbette. Çünkü apokaliptik bir gelecekteki insan avının ortasına düşen yürüyen felaket Rey, her zaman göz kamaştıran aktör Robert Pattinson tarafından canlandırılıyor.
"Genelde bu tarz roller için seçilmem," diyor Pattinson Los Angeles'dan katıldığı telefon görüşmesinde. "Böyle garip roller için uygun olan 4-5 oyuncu vardır. Daha önce hiç onlardan biri olarak algılanmadım - bu saatten sonra belki bu değişir."
Etiketler:
alacakaranlık,
röportajlar,
takip,
the rover,
twilight
3 Temmuz 2014 Perşembe
The Daily Beast Röportajı (Haziran 2014)
Rey rolü için ciddi manada bir savaş verdiğini söylemiştin. Neden?
Garip aslında, senaryo bana gönderildiğinde e-postayı yanlış okumuşum. Bir teklif olduğunu sanmıştım. "Vay canına, bu rolü nasıl canlandıracağımı cidden biliyorum, daha önce bana hiç böyle roller teklif edilmemişti," diye düşündüm. Hemen menajerimi aradım ve "Bu rolü istiyorum! Hem de hemen!" dedim. Çünkü David Michôd'la yıllardır çalışmak istiyordum. Fakat sonra menajerim bana, "Hayır, bu bir deneme çekimi teklifi. Sen neden bahsediyorsun?" dedi (gülüyor). Anında paniklemeye başladım. Şimdiye kadar katıldığım bütün deneme çekimlerini batırıp bıraktım çünkü.
Ee peki ne yaptın?
Bu rolü elde etmem gerektiğini fark ettim, daha önce hiçbir deneme çekimi için harcamadığım kadar çok zaman harcadım.
Garip aslında, senaryo bana gönderildiğinde e-postayı yanlış okumuşum. Bir teklif olduğunu sanmıştım. "Vay canına, bu rolü nasıl canlandıracağımı cidden biliyorum, daha önce bana hiç böyle roller teklif edilmemişti," diye düşündüm. Hemen menajerimi aradım ve "Bu rolü istiyorum! Hem de hemen!" dedim. Çünkü David Michôd'la yıllardır çalışmak istiyordum. Fakat sonra menajerim bana, "Hayır, bu bir deneme çekimi teklifi. Sen neden bahsediyorsun?" dedi (gülüyor). Anında paniklemeye başladım. Şimdiye kadar katıldığım bütün deneme çekimlerini batırıp bıraktım çünkü.
Ee peki ne yaptın?
Bu rolü elde etmem gerektiğini fark ettim, daha önce hiçbir deneme çekimi için harcamadığım kadar çok zaman harcadım.
Etiketler:
alacakaranlık,
cosmopolis,
röportajlar,
the rover,
twilight
23 Haziran 2014 Pazartesi
Telepro Röportajı (Haziran 2014)
Cannes deneyimin hakkında ne düşünüyorsun?
Robert: Bu Cannes'a ilk gelişim değil ama hala duygusal şok yaşayabiliyorum (gülüyor). Buradaki insanların film tutkuları beni çok şaşırtıyor... bazen aşırı tutkulu olabiliyorlar! Zehir saçan birkaç film kritiğini okuduğumda şok oldum. Bazı eleştirmenlerin neden bu kadar asabi olduğunu anlamıyorum. Bu festivalde bazen agresiflik ağır basıyor. Cannes'da işlerin böyle yürüdüğünü söylediler fakat, Tanrım, sonuçta bunlar sadece birer film!
Favori filmlerin ve oyuncuların kimler?
Robert: 'Fear and Loathing in Las Vegas'ı izledim (John Depp ve Benicio del Toro'nun rol aldığı Terry Gilliam filmi) hem de milyon kez. Bütün replikleri ezbere biliyorum! 'One Flew Over the Cuckoo's Nest'in de (Jack Nicholson'ın rol aldığı Milos Forman filmi) büyük hayranıyım. Ayrıca favori oyuncularımdan biri olan Jim Carey'in 'The Mask' filmine de bayılıyorum. Bence kendisni o jenerasyonun en iyi oyuncularından biri. Komedi aktörlerine ayrı bir hayranlığım var.
Robert: Bu Cannes'a ilk gelişim değil ama hala duygusal şok yaşayabiliyorum (gülüyor). Buradaki insanların film tutkuları beni çok şaşırtıyor... bazen aşırı tutkulu olabiliyorlar! Zehir saçan birkaç film kritiğini okuduğumda şok oldum. Bazı eleştirmenlerin neden bu kadar asabi olduğunu anlamıyorum. Bu festivalde bazen agresiflik ağır basıyor. Cannes'da işlerin böyle yürüdüğünü söylediler fakat, Tanrım, sonuçta bunlar sadece birer film!
Favori filmlerin ve oyuncuların kimler?
Robert: 'Fear and Loathing in Las Vegas'ı izledim (John Depp ve Benicio del Toro'nun rol aldığı Terry Gilliam filmi) hem de milyon kez. Bütün replikleri ezbere biliyorum! 'One Flew Over the Cuckoo's Nest'in de (Jack Nicholson'ın rol aldığı Milos Forman filmi) büyük hayranıyım. Ayrıca favori oyuncularımdan biri olan Jim Carey'in 'The Mask' filmine de bayılıyorum. Bence kendisni o jenerasyonun en iyi oyuncularından biri. Komedi aktörlerine ayrı bir hayranlığım var.
Etiketler:
67. cannes film festivali,
alacakaranlık,
röportajlar,
twilight
6 Kasım 2013 Çarşamba
'Alacakaranlık Sonsuza Dek: Efsanenin Tamamı' DVD Setinden Yeni Kamera Arkası Görüntüleri ve Çekim Hataları
+26 video
Etiketler:
alacakaranlık,
breaking dawn,
breaking dawn - part 2,
eclipse,
kamera arkası videolar,
new moon,
set videoları,
şafak vakti,
şafak vakti - bölüm 2,
tutulma,
twilight,
videolar,
yeni ay
29 Ekim 2013 Salı
28 Ekim 2013 Pazartesi
'Tutulma'dan Yeni Kamera Arkası Görüntüleri
Alacakaranlık Sonsuza Dek özel DVD setinde yer alan kamera arkası görüntüleri ve Taylor Lautner röportajı
Etiketler:
alacakaranlık,
dvd,
eclipse,
kamera arkası videolar,
taylor lautner,
tutulma,
twilight,
videolar
25 Ekim 2013 Cuma
'Alacakaranlık'tan Yeni Set Görüntüleri
10 Ekim 2013 Perşembe
"Twilight Forever: The Complete Saga" Özel DVD Setine Dair Tüm Bilgiler
ABD Çıkış Tarihi: 5 Kasım 2013
Yapım Yılları: 2008-2013
Film İsimleri: Alacakaranlık © 2008, Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay © 2009, Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma © 2010, Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti — Bölüm 1 © 2011, Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti — Bölüm 1 Uzatılmış Versiyon & Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti — Bölüm 2 © 2012
Türü: Romantik/Dram/Vampir
Film Süreleri:
Alacakaranlık: 122 dakika
Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay: 130 dakika
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma: 124 dakika
Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti - Bölüm 1: 117 dakika
Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti - Bölüm 1 Uzatılmış Versiyon: 124 dakika
Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti — Bölüm 2: 115 dakika
Etiketler:
alacakaranlık,
breaking dawn,
breaking dawn - part 2,
dvd,
eclipse,
haberler,
new moon,
şafak vakti,
şafak vakti - bölüm 2,
tutulma,
twilight,
yeni ay
29 Temmuz 2013 Pazartesi
'Alacakaranlık Efsanesi' Özel Kutu Seti Çıkıyor
Yapımcı Wyck Godfrey "Ultimate Twilight Box Set" adında tüm filmlerini DVD/Blu-Raylerini ve biz fanların daha önce hiç görmediği materyallerden oluşan bir set çıkaracaklarını duyurdu. (Video - 7:29'da)
Kutu setin Fransa versiyonuna dair bilgiler;
Çıkış Tarihi: 27 Kasım 2013
Disk Sayısı: 23
Fiyatı: 129,98 Euro / 172.56 Dolar
Ses: İngilizce & Fransızca
Özel Seçenekler:
Limited edition setinin içinde yer alanlar:
- 5 filmin DVD ve Blu-Rayleri, tüm bonus seçeneklerle birlikte
- Her filmden 1 adet senitype*
- Her filmden 1 set resim
- 1 adet Renesmee'nin madalyonu
Daha önce yayınlanmamış bonus görüntülerle DVD / Blu-ray (120 dakika):
Oyuncularla yapılmış yeni röportajlar
Daha önce hiç görülmemiş set arkası görüntüleri
Alacakaranlık fenomeni hakkında bir bölüm
Kaynak & Satış: Amazon.FR | ItsOkToBeYou
*Senitype: 35 mm bir film sahnesinin saklanabilir bir karta yerleştirilmesi. Yani kartı hareket ettirdikçe sahne oynuyor. Merak edenler Marvel'in The Avengers filmi için çıkardığı kartlara buradan bakabilir.
Etiketler:
alacakaranlık,
breaking dawn,
breaking dawn - part 2,
dvd,
eclipse,
haberler,
new moon,
şafak vakti,
şafak vakti - bölüm 2,
tutulma,
twilight,
yeni ay
8 Mart 2013 Cuma
Kristen, Entertainment Weekly'e Verdiği Röportajda Alacakaranlık Anılarından ve Robert'tan Söz Ediyor
1. Alacakaranlık'taki Balo Sahnesi
Stewart, 2008'de çektikleri ilk filmin final sahnesi için, "Bu sahnenin bir numarada yer almasının çok önemli bir sebebi var," diyor. "Ayağımdaki spor ayakkabılarla sürekli Rob'un ayağını ezdiğimi ve bütün gece boyunca 'Flightless Bird, American Mouth' dinlediğimizi hatırlıyorum. Film çekimlerinin sonuna gelmiştik ve artık hepimiz birbirimize çok yakın hissediyorduk. Hiç kimse eve dönmek istemiyordu. Bu sahne her defasında aklıma geldiğinde ağlıyorum. Ve bundan da utanmıyorum."
2. Yeni Ay'daki Kavuşma Sahnesi
Stewart, Bella ve Edward'ın İtalya'daki kavuşma sahnesi için, "Sette turistler ve yerel halk da dahil olmak üzere yaklaşık olarak 200 kişi vardı ve herkes bu sahneyi tıpkı bir tiyatro oyunu izliyormuş gibi seyrediyordu," diyor. "Çekim sırasında çıt çıkarmıyorlar ve her sahne tekrarından sonra bizi alkışlıyorlardı. Çeşmenin içinden koşarak geçiyor ve kendimi Rob'un kollarına atıyordum, bunu neredeyse 15 kez falan yaptık ve her seferinde bizi alkışladılar."
(...)
4. Alacakaranlık'ta Bella'nın Kamyonetini Yıkadığı Sahne
Stewart Alacakaranlık'tan sıradan bir sahne hatırlıyor. "Kamyonetimi yıkıyorum ve aniden Rob çıkageliyor. Alacakaranlık çekimleri çok yoğun geçiyordu ve birdenbire adeta 80'lerin gençlik filmlerinden fırlamış gibi hissettiren bu sahne araya girdi. Edward cool bir hareket yapıyor ve birbirleriyle flört ediyorlar. Hala daha bu sahne ve çekimlerinde ne kadar eğlendiğimiz üzerine konuşuyoruz. Rob benim o gün ne giydiğimi hatırlıyor. Bense o günle ilgili her şeyi hatırlıyorum."
(...)
Çeviri: @cenup | Röportajın tamamı: KstewartTR
@margiecatherine | @tinakal4
Stewart, 2008'de çektikleri ilk filmin final sahnesi için, "Bu sahnenin bir numarada yer almasının çok önemli bir sebebi var," diyor. "Ayağımdaki spor ayakkabılarla sürekli Rob'un ayağını ezdiğimi ve bütün gece boyunca 'Flightless Bird, American Mouth' dinlediğimizi hatırlıyorum. Film çekimlerinin sonuna gelmiştik ve artık hepimiz birbirimize çok yakın hissediyorduk. Hiç kimse eve dönmek istemiyordu. Bu sahne her defasında aklıma geldiğinde ağlıyorum. Ve bundan da utanmıyorum."
2. Yeni Ay'daki Kavuşma Sahnesi
Stewart, Bella ve Edward'ın İtalya'daki kavuşma sahnesi için, "Sette turistler ve yerel halk da dahil olmak üzere yaklaşık olarak 200 kişi vardı ve herkes bu sahneyi tıpkı bir tiyatro oyunu izliyormuş gibi seyrediyordu," diyor. "Çekim sırasında çıt çıkarmıyorlar ve her sahne tekrarından sonra bizi alkışlıyorlardı. Çeşmenin içinden koşarak geçiyor ve kendimi Rob'un kollarına atıyordum, bunu neredeyse 15 kez falan yaptık ve her seferinde bizi alkışladılar."
(...)
4. Alacakaranlık'ta Bella'nın Kamyonetini Yıkadığı Sahne
Stewart Alacakaranlık'tan sıradan bir sahne hatırlıyor. "Kamyonetimi yıkıyorum ve aniden Rob çıkageliyor. Alacakaranlık çekimleri çok yoğun geçiyordu ve birdenbire adeta 80'lerin gençlik filmlerinden fırlamış gibi hissettiren bu sahne araya girdi. Edward cool bir hareket yapıyor ve birbirleriyle flört ediyorlar. Hala daha bu sahne ve çekimlerinde ne kadar eğlendiğimiz üzerine konuşuyoruz. Rob benim o gün ne giydiğimi hatırlıyor. Bense o günle ilgili her şeyi hatırlıyorum."
(...)
Çeviri: @cenup | Röportajın tamamı: KstewartTR
@margiecatherine | @tinakal4
Etiketler:
alacakaranlık,
kristen stewart,
new moon,
robert hakkında konuşulanlar,
twilight,
yeni ay
5 Mart 2013 Salı
Alacakaranlık Efsanesi: Koleksiyon Özel DVD Seti Türkiye'de Satışa Çıktı

The Twilight Saga: The Complete Collection - Alacakaranlık Efsanesi: Koleksiyon
Disk Sayısı: 5
Dil Seçenekleri
İngilizce(Orijinal)
Türkçe(Dublaj)
Türkçe(Altyazı)
Alacakaranlık
Bella Swan (Kristen Stewart) Washington, Forksda küçük bir kasabaya babasının yanına taşındığında hayattan beklediği çok da fazla şey yoktur ta ki yakışıklı ve gizemli Edward Cullenla (Robert Pattinson) tanışıncaya kadar. Ancak Edwardın karanlık bir sırrı vardır: O bir vampirdir. Zamanla hayatları ve dünyaları çarpışacak, Edward bir yandan içindeki kan dökme arzusuna karşı gelmeye çalışacak bir yandan da Bellayı diğer vampirlere av olmaktan kurtarmaya çalışacaktır. Stephenie Meyerın satış rekorları kıran kitabından uyarlanan imkansız aşkı anlatan klasik hikayesi Alacakaranlık şimdiden adını unutulmayacaklar listesinde bir numaraya yazdırdı.
Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay
Stephenie Meyerın fenomen haline gelen Alacakaranlık Efsanesi serisinin ikinci kitabından uyarlanan "Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay"da, ölümlülerle vampirler arasındaki romans yeni bir kademeye taşınıyor ve Bella Swan (Kristen Stewart) vampir Edward Cullen (Robert Pattinson)ın aşkına karşılık verebilmek için kaderle yüzleşiyor. Bir parçası haline geldiği doğaüstü dünyanın derinliklerine indikçe, kendisini daha da tehlikleye sokacak tarihi bir takım sırları öğrenmeye başlıyor.
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma
Herşey... Bir Seçimle Başladı.
Stephenie Meyerın fenomen haline gelen başarılı kitap serisinden uyarlanan Alacakaranlık Efsanesi: Tutulmada Bella Swan (Kristen Stewart), Seattleın gizemli ölümlerle çalkalanması ve kinci bir vampirin intikam almaya devam etmesiyle kendisini yine tehlikenin tam ortasında bulur. Tüm bunların ortasında bir de Edward Cullen (Robert Pattinson)a olan aşkıyla arkadaşı Jacob Black (Taylor Lautner) arasında bir seçim yapmak durumundadır - vampirler ve kurtadamlar arasında yüzyıllardır süregelen savaşın fitilini her an ateşleme pahasına!
Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1
Sonsuzluk Sadece Bir Başlangıç
Alacakaranlık Efsanesinin sabırsızlıkla beklenen dördüncü bölümünde, evlilik, balayı ve bebeğin doğumu, Bella (Kristen Stewart), Edward (Robert Pattinson) ve tüm sevdikleri için beklenmedik, sürpriz gelişmeleri beraberinde getirmekle kalmayıp kurtadam Jacob Black (Taylor Lautner) için de pek çok şeyin daha karmaşık hale gelip sonsuza dek değişmesine sebep olacaktır.
Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2
Sonsuza Kadar Yaşayacak Destansı Final!
Alacakaranlık Efsanesi fenomeninin bu son bölümünde, Bella ve Edwardın çocuklarının doğumu sadece Bella ve en sevdiği dostu Jacob arasında fikir ayrığılına sebep olmakla kalmaz Cullen ve Volturiler arasında da ezeli bir savaş başlatır.
D&R
***Ayrıca tekrar hatırlatalım Alacakaranlık: Şafak Vakti Bölüm 1 Uzatılmış Versiyonu (Twilight: Breaking Dawn Part 1 Extended Edition) ve Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2 (Twilight Saga: Breaking Dawn Part 2) DVDleri de satışa çıkmış durumda.
Etiketler:
alacakaranlık,
breaking dawn,
breaking dawn - part 2,
dvd,
eclipse,
haberler,
new moon,
şafak vakti,
şafak vakti - bölüm 2,
tutulma,
twilight,
yeni ay
4 Şubat 2013 Pazartesi
'Alacakaranlık' Setinden Yeni/Eski Bir Robert&Kristen Resim
Etiketler:
2008,
alacakaranlık,
resimler,
set resimleri,
twilight
20 Kasım 2012 Salı
The Philippine Star Röportajı (Kasım 2012)
Alacakaranlık Serisi sona erdiğine göre nasıl hissediyorsunuz; üzgün müsünüz yoksa rahatlamış mı?
Kristen: (Derin bir iç çekiyor) İlk beş yıl boyunca sürekli sanki biri omzuma dokunup 'Biliyor musun Bella Swan dışında bir şeyler düşünmeye iznin yok," diyormuş gibi hissediyordum. Beş aydan uzun süren çekimler yaptık ve o beş yılın sonuna geldiğimizde... 'rahatladım' demeyeceğim, bu yanlış bir anlama gelir çünkü insanların beni serinin sonunu sabırsızlıkla bekliyormuşum gibi algılamasını istemem. Fakat beş yılın fantastik bir dünyada yaşamak için yeterli bir süre olduğunu düşünüyorum, yani artık o dünyayı geride bırakıyor olmak güzel.
Robert: Üzgün hissetmeli miyim emin değilim ama garip hissettiğim kesin. Bir karakteri birden fazla kez canlandırdığınızda sizin bir diğer yarınız gibi olmaya başlar ve bu sona erdiğinde onu özlersiniz. Yani şimdilik pek bir şey hissetmiyorum ama birkaç yıl içinde serinin filmlerinden birini TV'de gördüğümde sanırım tuhaf hissedeceğim.
2008 yılında serinin ilk filmini çektiğinizde 17 yaşındaydın. Bu seri seni ne yönde değiştirdi?
Kristen: Kendinizdeki değişiklikleri tek bir tecrübeye bağlamak zordur. 17 yaşındayken başladım ve şu anda 22 yaşındayım yani son beş yılda hayatımda değişen şeyleri şu ya da bu diye adlandırmak imkansız.
Robert: Ben de seriye başladığımızda 21 yaşındaydım şimdi ise 26. O zamana oranlara şimdi daha cesurum sanırım. Bir adım daha ileri gidebileceğimi hissediyorum. Bundan sonra yapacaklarım konusunda çok heyecanlıyım.
Seri hakkında aklınızda kalan en güzel anınız? Ve öğrendiğiniz en iyi şey?
Kristen: Sanırım biraz daha rahat yaşamaya başladım. Daha gençken hep geleceğe bakıp 'Tanrım, hep böyle emniyetsiz mi yaşayacağım? Bu maceranın sonu nereye varacak hiç bilemeyecek miyim?' diye hissedersiniz. Bu hisleri bana Alacakaranlık'ın verdiğini düşünmüyorum sadece var olan hislerimin üstüne eklendi.
Robert: Ben ilk oyuncu seçmelerini hatırlıyorum. İngiltere'den bir kayıt göndermiştim ve Los Angeles'a gelmemi istemişlerdi. Deneme çekimlerinde çok garip hissetmiştim ve rolü alamayacağımdan emindim. Ailemi aramış ve onlara artık oyunculuk yapmayacağımı söylemiştim.
Kristen: (Derin bir iç çekiyor) İlk beş yıl boyunca sürekli sanki biri omzuma dokunup 'Biliyor musun Bella Swan dışında bir şeyler düşünmeye iznin yok," diyormuş gibi hissediyordum. Beş aydan uzun süren çekimler yaptık ve o beş yılın sonuna geldiğimizde... 'rahatladım' demeyeceğim, bu yanlış bir anlama gelir çünkü insanların beni serinin sonunu sabırsızlıkla bekliyormuşum gibi algılamasını istemem. Fakat beş yılın fantastik bir dünyada yaşamak için yeterli bir süre olduğunu düşünüyorum, yani artık o dünyayı geride bırakıyor olmak güzel.
Robert: Üzgün hissetmeli miyim emin değilim ama garip hissettiğim kesin. Bir karakteri birden fazla kez canlandırdığınızda sizin bir diğer yarınız gibi olmaya başlar ve bu sona erdiğinde onu özlersiniz. Yani şimdilik pek bir şey hissetmiyorum ama birkaç yıl içinde serinin filmlerinden birini TV'de gördüğümde sanırım tuhaf hissedeceğim.
2008 yılında serinin ilk filmini çektiğinizde 17 yaşındaydın. Bu seri seni ne yönde değiştirdi?
Kristen: Kendinizdeki değişiklikleri tek bir tecrübeye bağlamak zordur. 17 yaşındayken başladım ve şu anda 22 yaşındayım yani son beş yılda hayatımda değişen şeyleri şu ya da bu diye adlandırmak imkansız.
Robert: Ben de seriye başladığımızda 21 yaşındaydım şimdi ise 26. O zamana oranlara şimdi daha cesurum sanırım. Bir adım daha ileri gidebileceğimi hissediyorum. Bundan sonra yapacaklarım konusunda çok heyecanlıyım.
Seri hakkında aklınızda kalan en güzel anınız? Ve öğrendiğiniz en iyi şey?
Kristen: Sanırım biraz daha rahat yaşamaya başladım. Daha gençken hep geleceğe bakıp 'Tanrım, hep böyle emniyetsiz mi yaşayacağım? Bu maceranın sonu nereye varacak hiç bilemeyecek miyim?' diye hissedersiniz. Bu hisleri bana Alacakaranlık'ın verdiğini düşünmüyorum sadece var olan hislerimin üstüne eklendi.
Robert: Ben ilk oyuncu seçmelerini hatırlıyorum. İngiltere'den bir kayıt göndermiştim ve Los Angeles'a gelmemi istemişlerdi. Deneme çekimlerinde çok garip hissetmiştim ve rolü alamayacağımdan emindim. Ailemi aramış ve onlara artık oyunculuk yapmayacağımı söylemiştim.
Etiketler:
2012,
alacakaranlık,
breaking dawn - part 2,
kristen stewart,
röportajlar,
şafak vakti - bölüm 2,
twilight
12 Kasım 2012 Pazartesi
The San Francisco Chronicle Röportajı
Edward'ın sonsuzluğu hakkında:
"Çok garip bir karakter çünkü hiç bir yere gitmesi gerekmiyor. Sonsuza kadar ortalıkta olacak, ölemiyor, yaralanamıyor ve duyguları dahi fosilleşmiş. Sanırım Stephenie Meyer da kitapta buna benzer bir şeyler yazmıştı: 'Vampirler bir duyguyu hissettiklerinde bu sonsuza kadar sürer.' Edward Bella'ya aşık olduğunda olay bitiyor zaten. Onun için endişelenmekten başka yapacak bir şeyi, gidecek bir yeri kalmıyor.
"Böylesi insani duyguları bir başka insana aktaran bir karakteri oynamak çok garip. Çünkü bir süre sonra onun için yaşamaya başlıyor. Zaten Edward'ın bir karakter olmaktan çıkışının nedeni de bu. Fakat Şafak Vakti'de bu da değişiyor ve şunu fark ediyor: 'Ah, kendim için de yaşamalıyım. Sadece Bella için yaşayamam.' İlk üç kitap boyunca ise tam tersine sürekli varlığını inkâr ediyordu. Yani ben öyle okumuştum.
"Sanırım ilk filmde çok cesur seçimler yapmışım. O zamanlar "performansımla ilgili sorunları nasıl çözerim?" diye düşünüyordum. İlk film çok çılgın bir şeydi; istediğiniz her şeyi yapabiliyordunuz. Bambaşka bir filmdi."
Alacakaranlık filmleri hakkında:
"Her şey olduğu gibi durdu; seyirci bile aynıydı. Öyle ki galalarda yaptığımız röportajlarda bile hala ilk filmin galasında sorulan soruları cevaplıyoruz. Bu diğer filmlerde böyle olmuyor. Serinin fanlarının reaksiyonları bile her filmde aynı. Çok çılgınca, daha derin ama hala aynı. Sanki bir balonun içindesiniz."
Alacakaranlık filmlerinin çekimleri hakkında:
"İlk film (bağımsız filmlerin kraliçesi Catherine Hardwicke tarafından çekildi) kesinlikle en özgür ve aynı zamanda korkutucu hissettiğim filmdi. Duyguları yaşadığınız ilk andan sonra bir daha aynı duyguları hissedemiyorsunuz zaten.
"Daha önce hiç Amerikan aksanıyla bir film çekmemiştim.
"Sık sık replikleri değiştirdiğimiz oldu.
"İlk film vizyona girdikten sonra ikinci film için hepimiz aynı şeyi söyledik 'Bunu daha iyi yapacağız, daha iyi!' İkinci filmde her şey daha düzgündü. Makinenin bir nevi işlemeye başladığını hissediyordunuz. Üçüncü filmde ise 'Tamamdır biz büyük bir film yapıyoruz' hissi vardı. (gülüyor)
"Üçüncü filme geldiğimizde replik değiştirme fikirlerimize ne mi oldu? Konusu dahi edilmezdi. İkinci filmde ekip olarak da farklıydık, dışarıya çıkıp eğlenebiliyorduk. Üçüncü filmde kaldığımız ötelin her çıkışı kuşatılmıştı adeta. Anlayacağınız çok farklı deneyimlerdi. (bu defa biraz hüzünlü bir şekilde gülüyor)
"Filmin büyük bir yapıma dönüşmesi için yapılan mücadeleyi hatırlıyorum. Çekimlerin sonuna doğru stüdyonun 'Ah elimizde tahmin ettiğimizden daha da büyük bir iş varmış' diyerek, durumu fark edişiyle birlikte sete farklı teknik ekipler gelmeye başladı. Sete gelen o bir sürü farklı insanın varlığıyla biz de sinirlenmeye başladık.
"İlk filme herkes tutkuyla sarılmıştı. Sadece bir ergen filmi olsun istemiyorduk. Yine de böyle büyük bir şeyin nasıl başladığını bilmek güzel. Sürekli bir mücadele içindeydik. O mücadelenin ilk hedefi de bendim.* Ama ilk başta yaşadığımız o enerji muhteşemdi.
*Alacakaranlık'a seçilme konusunda yönetmenin stüdyoyla yaşadığı sorunları ve seçildiği zaman hayranların ona karşı başlattığı kampanyaları kastediyor.
ÇN: Röportaj bir bütün değil, daha çok toplama alıntılardan oluştuğu için bir bütünlük söz konusu değil. Yani anlaşılmaz cümleler için üzgünüm :(
ÇEVİRİ: elwiens
Kaynak | RPLife
"Çok garip bir karakter çünkü hiç bir yere gitmesi gerekmiyor. Sonsuza kadar ortalıkta olacak, ölemiyor, yaralanamıyor ve duyguları dahi fosilleşmiş. Sanırım Stephenie Meyer da kitapta buna benzer bir şeyler yazmıştı: 'Vampirler bir duyguyu hissettiklerinde bu sonsuza kadar sürer.' Edward Bella'ya aşık olduğunda olay bitiyor zaten. Onun için endişelenmekten başka yapacak bir şeyi, gidecek bir yeri kalmıyor.
"Böylesi insani duyguları bir başka insana aktaran bir karakteri oynamak çok garip. Çünkü bir süre sonra onun için yaşamaya başlıyor. Zaten Edward'ın bir karakter olmaktan çıkışının nedeni de bu. Fakat Şafak Vakti'de bu da değişiyor ve şunu fark ediyor: 'Ah, kendim için de yaşamalıyım. Sadece Bella için yaşayamam.' İlk üç kitap boyunca ise tam tersine sürekli varlığını inkâr ediyordu. Yani ben öyle okumuştum.
"Sanırım ilk filmde çok cesur seçimler yapmışım. O zamanlar "performansımla ilgili sorunları nasıl çözerim?" diye düşünüyordum. İlk film çok çılgın bir şeydi; istediğiniz her şeyi yapabiliyordunuz. Bambaşka bir filmdi."
Alacakaranlık filmleri hakkında:
"Her şey olduğu gibi durdu; seyirci bile aynıydı. Öyle ki galalarda yaptığımız röportajlarda bile hala ilk filmin galasında sorulan soruları cevaplıyoruz. Bu diğer filmlerde böyle olmuyor. Serinin fanlarının reaksiyonları bile her filmde aynı. Çok çılgınca, daha derin ama hala aynı. Sanki bir balonun içindesiniz."
Alacakaranlık filmlerinin çekimleri hakkında:
"İlk film (bağımsız filmlerin kraliçesi Catherine Hardwicke tarafından çekildi) kesinlikle en özgür ve aynı zamanda korkutucu hissettiğim filmdi. Duyguları yaşadığınız ilk andan sonra bir daha aynı duyguları hissedemiyorsunuz zaten.
"Daha önce hiç Amerikan aksanıyla bir film çekmemiştim.
"Sık sık replikleri değiştirdiğimiz oldu.
"İlk film vizyona girdikten sonra ikinci film için hepimiz aynı şeyi söyledik 'Bunu daha iyi yapacağız, daha iyi!' İkinci filmde her şey daha düzgündü. Makinenin bir nevi işlemeye başladığını hissediyordunuz. Üçüncü filmde ise 'Tamamdır biz büyük bir film yapıyoruz' hissi vardı. (gülüyor)
"Üçüncü filme geldiğimizde replik değiştirme fikirlerimize ne mi oldu? Konusu dahi edilmezdi. İkinci filmde ekip olarak da farklıydık, dışarıya çıkıp eğlenebiliyorduk. Üçüncü filmde kaldığımız ötelin her çıkışı kuşatılmıştı adeta. Anlayacağınız çok farklı deneyimlerdi. (bu defa biraz hüzünlü bir şekilde gülüyor)
"Filmin büyük bir yapıma dönüşmesi için yapılan mücadeleyi hatırlıyorum. Çekimlerin sonuna doğru stüdyonun 'Ah elimizde tahmin ettiğimizden daha da büyük bir iş varmış' diyerek, durumu fark edişiyle birlikte sete farklı teknik ekipler gelmeye başladı. Sete gelen o bir sürü farklı insanın varlığıyla biz de sinirlenmeye başladık.
"İlk filme herkes tutkuyla sarılmıştı. Sadece bir ergen filmi olsun istemiyorduk. Yine de böyle büyük bir şeyin nasıl başladığını bilmek güzel. Sürekli bir mücadele içindeydik. O mücadelenin ilk hedefi de bendim.* Ama ilk başta yaşadığımız o enerji muhteşemdi.
*Alacakaranlık'a seçilme konusunda yönetmenin stüdyoyla yaşadığı sorunları ve seçildiği zaman hayranların ona karşı başlattığı kampanyaları kastediyor.
ÇN: Röportaj bir bütün değil, daha çok toplama alıntılardan oluştuğu için bir bütünlük söz konusu değil. Yani anlaşılmaz cümleler için üzgünüm :(
ÇEVİRİ: elwiens
Kaynak | RPLife
Etiketler:
2012,
alacakaranlık,
breaking dawn,
eclipse,
new moon,
röportajlar,
şafak vakti,
tutulma,
twilight,
yeni ay
31 Ekim 2012 Çarşamba
24 Ekim 2012 Çarşamba
'Alacakaranlık'tan Yeni/Eski Set Resmi
18 Ekim 2012 Perşembe
'Alacakaranlık Efsanesi: Film Arşivi' Kitabından Yeni Resimler
Etiketler:
alacakaranlık,
breaking dawn,
dergi taramaları,
eclipse,
new moon,
promosyon resimleri,
resimler,
şafak vakti,
taramalar,
tutulma,
twilight,
yeni ay
17 Ekim 2012 Çarşamba
'Alacakaranlık Efsanesi: Film Arşivi' Kitabından Yeni Resimler
Etiketler:
alacakaranlık,
breaking dawn,
dergi taramaları,
eclipse,
resimler,
şafak vakti,
taramalar,
tutulma,
twilight
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)
.jpg)
.jpg)






