30 Mayıs 2014 Cuma

Vanity Fair Röportajı (Mayıs 2014)

Robert Pattinson şöhretin bedeli hakkında bir şeyler biliyor; yani Hollywood'da tanıştığı çocuk oyuncular için endişelendiğini söylediğinde bu dinlenmeye değer bir konuşma olur. "O çocukların yalnızca bir tek çıkış yolu var: hemen bir psikolojik destek almak zorundalar yoksa bir seri katile dönüşecek ya da kendilerini öldürecekler. Yani, bu durum kendini çok çabuk gösteriyor, acayip ürkütücü."

Pattinson'ın bu yıl Cannes'a giden iki filminden biri olan Maps To The Stars'da yer alan çocuk bir oyuncu var: Evan Bird. Filmde Benjie adında ahlaksız bir çocuğu canlandırıyor, Pattinson ise şov dünyasında yer edinmeye çalışan bir şoförü. 2012'de Cosmopolis'te birlikte çalıştığı David Cronenberg tarafından yönetilen bu filmde Hollywood'un vahşi tarafı ilginç karakterlerle yansıtılıyor; hafif çatlak orta yaşlı bir aktris (Julianne Moore), şeytani bir yaşam koçu (John Cusak) ve sapkın bir intikam meleği (Mia Wasikowska).

Pattinson, apokaliptik gelecekte geçen bir yol filmi olan The Rover'da ise Guy Pearce'in büyüsüne kapılmış çok da zeki olmayan bir avare rolüyle daha derin bir role sahip. Filmdeki ikili Avustralya taşralarına doğru yol alırken, Pattinson'ın karakteri daha kendinden emin -ve daha amansız- birine dönüşüyor.

Vanity Fair, Pattinson'la eski rol arkadaşı ve kız arkadaşı Kristen Stewart'ın yeni filminin de yarışacağı Cannes'da bir araya geldi ve ona rollerine nasıl hazırlandığını, Hollywood'da en çok neyi saçma bulduğunu ve 21 yaşında kendisine bir anda gelen o büyük ilgiyle nasıl başa çıktığını sordu.

David Michôd'la, teması "çöküşten sonraki 10 yıl" olarak adlandırılan The Rover'ın hikayesi hakkında bolca sohbet ettik. Peki karakterin hakkında sana ne kadar şey söyledi?

Eh, çok da bir şey söylemedi. Ona sorular sorup durdum. "Ekonomik çöküş ne anlama geliyor? Detayları da bilmek istiyorum," diye. Ama sonra fark ettim ki bunların hiçbirinin oynadığım karakterle alakası yoktu.

Guy Pearce'in karakteri, senin karakterini 'ahmak' olan adlandırıyor. Karakterin gerçekten zihinsel engelli mi yoksa sadece iyi eğitim almamış biri mi?

Bana göre o, herkesin onda bir sorun olduğunu söylediği ama aslında sorunu falan olmayan bir adam - ama ona o kadar çok ahmak olduğu söyleniyor ki, kabul etmekten başka çaresi kalmıyor.

Bana biraz Breaking Bad'in Jesse Pinkman'ini hatırlatıyor.

Evet, benzer bir yönü var. Ama kötü bir durumda kendini kanıtlasa bile, öne çıkan kişi olmak istemiyor ve bu onu biraz bozuyor.

Peki ya dişlerindeki kahverengi lekeler? Her gün o şekilde mi çekim yapıyordun?

Evet, yani, aslında suyun içinde florür olmadığı için herkesin dişlerinin berbat olması gerekiyordu fakat en sonunda dişleri berbat olan tek kişi ben oldum. Ben de bu durumu dişlerini fırçalamayan çocuklardan biriydi işte diyerek geçiştirdim. Bence oldukça farklı bir insan, okuldan birkaç tane böyle çocuk tanıyordum - 11 yaşında kahverengi dişleri olan ve gerçekten tuhaf olan çocuklar.

Sen de artık dünyanın sonuna geldiğimizi düşünenlerden misin? Yani sence de davranışlarımızı değiştirmezsek dünyanın sonu gelir mi?

Hımm, pek sanmıyorum. Muhtemelen bu konuda biraz cahilim ve güzel bir hayata sahip olduğum için de böyle düşünüyorum. Bence her şey bir döngü içerisinde. Kesinlikle çok endişe verici şeyler de var - ama ne uğruna? Yani bütün gün video oyunları oynayabilir misiniz? Bence bu biraz saçma.

Ama bana kalırsa bazı cezaları da hak etmiyor değiliz. Özellikle Maps to the Stars'takiler gibi davranıyorsak.

Bence anca birbirlerini yiyip bitirirler. Başkalarını etkileyeceklerini sanmıyorum çünkü yalnızca kendilerini düşünüyorlar.

Peki, David Cronenberg seni arayıp da 'Hadi başka bir film daha yapalım' dediğinde heyecanlandın mı?

Evet, senaryoyu bile okumadan direk evet dedim. Filmde geçmiş hikayesi olmayan bir karakter vardı. 'Sence nasıl bir adam?' diye sorduğumda 'Bilmem, sence?' dedi. Çekimlerin ikinci günündeydik ve 'Harika, Cosmopolis'te de aynen böyle olmuştu,' diye düşünüyordum. Çektiğimiz şeyi tam olarak anlamıyor fakat çekimler başladığında her sahneyi tek tekrarda bitiriyorduk. Çok gülünç.

Yani sana sadece senaryoyu okuttu ve karakteri kendinin bulmana izin verdi?

Cosmopolis'te, ne istediğini kesinlikle biliyordu. Maps to the Stars'da ise ilk sahnede yaptığım şeyi beğenmiş ve öyle devam etmişti.

Acaba hiç Hollywood insanlarıyla alay ettiğiniz için toplumda bazı ters tepkiler alabileceğiniz konusunda endişelendiniz mi?

Bence alay ettiğimiz falan yok. Tek kötü yorumun The Hollywood Reporter'dan gelmesi de güzel.

O yorum canını sıktı herhalde.

Hollywood'la alay etmiyoruz ki. Karakterlerin hepsi kendine özgü. Bence Benjie en doğru karakter. Onun gibi birçok çocukla tanıştım. Benji ve etrafındaki küçük kızların herkes hakkında ileri geri konuştukları bir sahne var, o tipleri her yerde görebilirsiniz. O çocukların yalnızca bir tek çıkış yolu var: hemen bir psikolojik destek almak zorundalar yoksa bir seri katile dönüşecek ya da kendilerini öldürecekler. Yani, bu durum kendini çok çabuk gösteriyor, acayip ürkütücü.

Sen de oldukça erken yaşta ünlü oldun. Bu kadar genç yaşta ünlü ve zengin olmanın garipliğiyle nasıl başa çıktın?

Harry Potter'da rol aldığımda 17 yaşımda falandım ve aslında sonrasında da hiçbir şey olmadı. Tabii ki yaşıtlarıma oranla büyük miktarda param vardı - ki bu inanılmazdı. Sonrasında da küçük televizyon projelerinde yer aldım. Ama 18'imden 21'ime kadar hayatımı yaşadım diyebilirim, kendi dairem vardı en azından. 21 yaşına geldiğimde Alacakaranlık falan yoktu. Çok farklı bir durum çünkü hala gençsin ve öncesinde bir hayat yaşamışsın. Fakat 10 yaşında ünlü olunca, bu çok daha farklı oluyor.

Önceki gece Vanity Fair partisinde Justin Bieber ile tanıştın mı?

Tanışmadım aslında. Gerçi önceden onun parti minibüsünde tanışmıştık (gülüyor). Onunla birkaç defa karşılaştım. Fena biri değil aslında (gülüyor).

Hollywood'u eleştiren bir film yönetseydin ne üzerine odaklanırdın?

Bilmem. Genelde yaşlanan kadınlar üzerine odaklanılıyor fakat Martin Amis'in Money isimli kitabını duydun mu hiç? Yaşlı aktör Lorne Guyland ne harikaydı, hani 78 yaşında olup da alfa erkekliğini bırakamayan karakter. Komik çünkü bu tam bir dişi özelliği. Hayatının hepsini bir maço olarak geçirmek oldukça komik ama sadece filmlerde geçerli.

The Rover'da şarkı söylediğin bir kısım var ve duyduğuma göre bir albüm üzerinde çalışıyormuşsun. Yakın zamanda senden bir albüm beklemeli miyiz?

Bunlar nereden çıkıyor bilmiyorum. Her birkaç yılda bir, bu tarz haberler çıkıyor. Her zaman bir şeyler üzerinde çalışıyorum ama bilmem ki yani... Eleştiriler konusunda oldukça hassasım; zaten şu anda bile oldukça eleştiri alıyorum.

Blogumuz adına çeviriyi yapan: Nur Güven
Kaynak linki belirtilmediği sürece blogumuzdan çeviri alınması kesinlikle yasaktır.
Vanity Fair | RPLife

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder